Feministik Yorumlar
Evet arkadaşlar. Bugün yeni bir konu ile geri döndüm. Bugünkü konumuz "feminizm nedir?". Aslında herkes feminizmi erkek düşmanlığı olarak bilmektedir. Tabikide yanlış biliyorlar.
Şimdi tanımıyla başlayalım ki yanlış bilenler yanlışlarının farkına varsınlar.
Feminizm, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması için yapılan hareketlerin teorik alt yapısını oluşturmaktadır. Feminizm, yaygın görüş olarak bilinen “erkek düşmanlığı” değildir. Feminizm erkeklere değil, erkek egemen yapıya karşıdır. Eşitlik temelinde bir perspektif sunmaya çalışır. Feminizm, kadın ve erkek arasındaki toplumsal farklılıkları; bu farklılıkların temelindeki ideolojiyi araştırır. Geleneksel ataerkil ideolojinin cinsiyetçi tutumunun karşısında yer alır. Kadınlara baskıyla ya da içselleştirmeyle kabul ettirilen ikincil konumlarını değiştirmeyi hedefleyen feminizm, kadınların birey olarak var olma mücadelesidir. Farklılıkların bir üstünlük kurma aracı olmadığından hareket eden feminizm, kadınlara özgürlük yolunu açarken, aslında hedefine tüm insanların özgürlüğünü yerleştirir.
Şöyle ki Türkiye'de bu tanımı uygulayan neredeyse yoktur. Hatta bunun yerine kadınlara tecavüz, çocuk istismarlığında ilk sırada yer alan ülkerden biriyiz. Evet çok kötü bir durum.
1. İki cinsiyet vardır: Kadın ve Erkek.
2. Bayan yalnızca bir hitap şeklidir. Cinsiyet yerine kullanılamaz.
3. Yolda bir kadınla konuşmanız gerektiğinde elbette, “kadın/karı/kız/hatun bakar mısınız?” demeyeceksiniz. “Erkek/adam/herif bakar mısınız?” diyor musunuz? Hayır. Demek ki konu hitap yerine geçen “bayan” değil; cinsiyet yerine kullanılan “bayan.”
4. Yalnızca hitapla kısıtlı durumlarda, “Hanımefendi ya da bayan” diyebilirsiniz. Ki bir kadın olarak şahsi önerim, "hanımefendi" diye hitap edilmesidir.
5. Bir erkeğe, “erkek” denildiği durumlarda, kadına da “kadın” denilir.
“Bayanlar kırılgandır ama erkekler dayanıklıdır,” “Erkekler tuvaleti sağda, bayanlar solda” denilemez.
Bilgi formlarında cinsiyetinizi belirtmeniz gereken yerde genelde iki hane vardır. Bunlardan biri “bayan” diğeri “erkek” şeklinde görünüyorsa, o formu doldurmayın.
6. Bayanlar reyonu/ bayan milletvekilleri/ bayanlar voleybol takımı/ bayanlar tuvaleti gibi birliktelikler yanlış, onları lütfen ayırın.
7. Kız diye de bir cinsiyet de yoktur. Kadın/Erkek; tıp dilinde “Dişi/Erkek” olarak geçer. Bunların küçük boylarına kız/oğlan denir.
8. Ayıp olan “kadın” demek değil; kadın kelimesinin çağrışımlarını “ayıp” bulup, bir cinsiyeti nazikleştirmeye ya da “bayanlaştırmaya” çalışmaktır. Bayan, kadın olmanın ayıp sanıldığı ve sayıldığı tutucu anlayışın kelimesidir.
9. “Büyütecek ne var!” demeyin. Üniversitedeyken hocamTuna Erdem, “bayan” sözcüğünü kullananların kâğıdını okumaz, doğrudan “F” verirdi. O yüzden ben büyüttüm. Siz de büyütün ki azalarak bitsin.
10. Yine karıştırırsanız, şuradan aklınıza gelsin: Günün adı, “8 Mart Dünya Bayanlar Günü” değil; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü.”
ALINTIDIR...
Şimdi tanımıyla başlayalım ki yanlış bilenler yanlışlarının farkına varsınlar.
Feminizm, kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması için yapılan hareketlerin teorik alt yapısını oluşturmaktadır. Feminizm, yaygın görüş olarak bilinen “erkek düşmanlığı” değildir. Feminizm erkeklere değil, erkek egemen yapıya karşıdır. Eşitlik temelinde bir perspektif sunmaya çalışır. Feminizm, kadın ve erkek arasındaki toplumsal farklılıkları; bu farklılıkların temelindeki ideolojiyi araştırır. Geleneksel ataerkil ideolojinin cinsiyetçi tutumunun karşısında yer alır. Kadınlara baskıyla ya da içselleştirmeyle kabul ettirilen ikincil konumlarını değiştirmeyi hedefleyen feminizm, kadınların birey olarak var olma mücadelesidir. Farklılıkların bir üstünlük kurma aracı olmadığından hareket eden feminizm, kadınlara özgürlük yolunu açarken, aslında hedefine tüm insanların özgürlüğünü yerleştirir.
Şöyle ki Türkiye'de bu tanımı uygulayan neredeyse yoktur. Hatta bunun yerine kadınlara tecavüz, çocuk istismarlığında ilk sırada yer alan ülkerden biriyiz. Evet çok kötü bir durum.
Tabiki de biz önce dilimizi düzeltmeliyiz. Dilimizde cinsiyetçilik belirten sözleri kaldırmalıyız ilk başta.
Evet arkadaşlar hepimizin kullandığı kelimelerden yalnızca birkaçı. O yüzden önce dilimiz diyelim. Bildiğiniz üzere zaten birçok kişi feminizmi biliyor ve çaba sarf ediyor. Biz de o çaba sarf edenlerin içinde olsak güzel olmaz mı?
Belki adını daha önceden duymuşsunuzdur. Feyza Altun... Eşitlik isteyen ,kadınlar ve erkekler arasındaki çirkin düzeni yok etmek isteyen biri. Gerçekten kadının düşünce yapısını çok beğeniyorum. Siz de çeşitlu hesaplarına girerek feminizm hakkında daha çok şey öğrenebilirsiniz.
Neden bayan değil,kadın demeliyiz?
1. İki cinsiyet vardır: Kadın ve Erkek.
2. Bayan yalnızca bir hitap şeklidir. Cinsiyet yerine kullanılamaz.
3. Yolda bir kadınla konuşmanız gerektiğinde elbette, “kadın/karı/kız/hatun bakar mısınız?” demeyeceksiniz. “Erkek/adam/herif bakar mısınız?” diyor musunuz? Hayır. Demek ki konu hitap yerine geçen “bayan” değil; cinsiyet yerine kullanılan “bayan.”
4. Yalnızca hitapla kısıtlı durumlarda, “Hanımefendi ya da bayan” diyebilirsiniz. Ki bir kadın olarak şahsi önerim, "hanımefendi" diye hitap edilmesidir.
5. Bir erkeğe, “erkek” denildiği durumlarda, kadına da “kadın” denilir.
“Bayanlar kırılgandır ama erkekler dayanıklıdır,” “Erkekler tuvaleti sağda, bayanlar solda” denilemez.
Bilgi formlarında cinsiyetinizi belirtmeniz gereken yerde genelde iki hane vardır. Bunlardan biri “bayan” diğeri “erkek” şeklinde görünüyorsa, o formu doldurmayın.
6. Bayanlar reyonu/ bayan milletvekilleri/ bayanlar voleybol takımı/ bayanlar tuvaleti gibi birliktelikler yanlış, onları lütfen ayırın.
7. Kız diye de bir cinsiyet de yoktur. Kadın/Erkek; tıp dilinde “Dişi/Erkek” olarak geçer. Bunların küçük boylarına kız/oğlan denir.
8. Ayıp olan “kadın” demek değil; kadın kelimesinin çağrışımlarını “ayıp” bulup, bir cinsiyeti nazikleştirmeye ya da “bayanlaştırmaya” çalışmaktır. Bayan, kadın olmanın ayıp sanıldığı ve sayıldığı tutucu anlayışın kelimesidir.
9. “Büyütecek ne var!” demeyin. Üniversitedeyken hocamTuna Erdem, “bayan” sözcüğünü kullananların kâğıdını okumaz, doğrudan “F” verirdi. O yüzden ben büyüttüm. Siz de büyütün ki azalarak bitsin.
10. Yine karıştırırsanız, şuradan aklınıza gelsin: Günün adı, “8 Mart Dünya Bayanlar Günü” değil; “8 Mart Dünya Kadınlar Günü.”
ALINTIDIR...





Yorumlar
Yorum Gönder